Dereotu Çayının Faydaları

Bilimsel adı “Anethum graveolens” olan dereotu bitkisi maydanoz, kimyon ve defne yaprağı ile aynı ailedendir. Akdeniz bölgesinde doğal olarak yetişen bitki yüzyıllardır yemeklere tat vermek amacıyla ve çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Aroması kuvvetli dereotu kalsiyum, manganez, demir mineralleri bakımından zengindir ve iyi bir antioksidandır. Bitki geleneksel olarak adet döngüsünün düzenlemek, kolesterolü düşürmek, şeker hastalarında insülin seviyesini düzenlemek ve sindirime yardımcı olmak amacıyla kullanılmaktadır.

  • Mideyi sakinleştirerek sindirime yardımcı olur
  • Gazı ve şişkinliği alır
  • Çocuklarda kolik tedavisine yardımcı olur
  • İshale karşı kullanılır
  • Ağız kokusunu giderir
  • Öksürüğe iyi gelir
  • Adet ağrılarının hafifletilmesine yardımcı olur
  • İştah açar
  • Böbrek hastalıklarının tedavisine yardımcı olur
  • İdrar yolu hastalıklarının tedavisinde kullanılır
  • Uyku kalitesini arttırır

Dereotu Çayı Nasıl Hazırlanır?

Dereotu çayı hazırlamak için 2 adet dereotunu kalın sapından ayıklayın ve yarım litre kaynar suya atın. 10 dakika demlenmesini bekledikten sonra çayınızı süzüp içebilirsiniz. Aromasını hafifletmek için çayı hazırladıktan sonra içine 1-2 parça salatalık kabuğu atabilirsiniz.

Dereotunun Sağlığa Faydaları

2006 yılında yapılan ve sonuçları “Journal of Food Science” dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre dereotundan elde edilen yağın çeşitli bakteri türlerine karşı etkili olduğu ve antimikrobiyal özellikler taşıdığı belirlenmiştir. Viyana Üniversitesi tarafından yapılan bir diğer araştırmada ise dereotu tohumlarından elde edilen yağın mantara karşı etkili olduğu sonucu elde edilmiştir.

İran’ın Biyokimya ve Biyofizik Enstitüsü’nde hayvanlar üzerinde 14 gün boyunca yapılan araştırmada dereotu yapraklarından elde edilen ekstrenin total kolesterol seviyesini düşürdüğü ve iyi kolesterolü yükselttiği belirlenmiştir.

Bugüne kadar çalışmalar sadece laboratuvar hayvanları üzerinde yapılmış olsa da dereotu, şeker hastalarında insülin seviyesini düzenlemeye yardımcı olabilir. Hindistan’da yapılan bir araştırmada 15 gün boyunca dereotu yaprağı ekstresi verilen hayvanlarda kortikosteroid kaynaklı diyabet seviyelerinde iyileşme tespit edilmiş.

Dereotunun belki de en çok bilinen özelliği, sindirimi düzenlemesi ve sindirim sorunları nedeniyle oluşan gazın vücuttan atılmasına yardımcı olmasıdır. Bitkinin düzenli tüketiminin mideyi yatıştırdığı ve mide asidi salgılanmasını düzenlediği bilinmektedir.

Bitkinin bir başka geleneksel kullanım alanı ise adet döngüsünü düzenlemek içindir.

Dereotunun Yan Etkileri

Dereotu yemeklerle birlikte tüketildiğinde güvenli bir bitkidir ancak cilt üzerinde harici kullanımı kaşıntıya ve kızarıklığa neden olabilir. Taze dereotu suyu tüketmek güneş hassasiyetine yol açabilir. Taze dereotu suyu içtikten sonra güneşe çıkmamak veya koruma faktörlü güneş kremi kullanmak güneş yanıklarını engelleyecektir.

Adet düzensizlikleri için tavsiye edilen dereotu gebelik döneminde kullanılmamalıdır. Adet döngüsünün başlamasına ve düşüğe yol açtığı vakalar görülmüştür. Emzirme dönemindeki yan etkileri hakkında yeterli çalışma yoktur bu nedenle hassas dönemlerde yemekler dışında özütünün, yağının, çayının ve tohumlarının tüketilmesi tavsiye edilmez.

Havuç familyasından bitkilere alerjisi olanlar dereotuna da alerjik olabilir. Kimyon, kereviz, kişniş ve rezene bu familyadandır.

Kaynaklar

Bu yazılar da ilginizi çekebilir

,

Bu yazıyla ilgili henüz yorum yapılmamış.

Bir Cevap Yazın